BLOG

Alacak ve icra süreçlerinde bilmeniz gerekenler.

Ödeme emri, haciz, çek, senet, kira, aidat, fatura, iş ve nafaka alacaklarında karşılaşabileceğiniz durumlar ve izlemeniz gereken yasal adımlar.

YASAL SÜREÇ•8 DK OKUMA

Evime Ödeme Emri Geldi, Ne Yapmalıyım?

Kapınıza icra dairesinden bir zarf gelmesi çoğu kişide ilk anda panik yaratır. Ancak ödeme emri, sürecin sonu değil başlangıcıdır; doğru ve süresi içinde atılan adımlar hak kaybının önüne geçer.

İlk yapmanız gereken, tebligatı dikkatle okumaktır: hangi icra dairesinden geldiği, dosya numarası, alacaklının kim olduğu ve hangi takip türüne dayandığı, izleyeceğiniz yolu belirler. Türk icra hukukunda başlıca takip yolları şunlardır:

  • İlamsız icra takibi (genel haciz yolu): Bir mahkeme kararı olmadan, doğrudan icra dairesine başvurarak başlatılan en yaygın takip türüdür.
  • İlamlı icra takibi: Elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı (ilam) bulunan alacaklının başlattığı takiptir.
  • Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu: Çek, bono veya poliçeye dayanan alacaklar için uygulanan, daha hızlı işleyen özel bir takip yoludur.
  • Kiralanan taşınmazların tahliyesi: Ödenmeyen kira bedeli nedeniyle hem tahsilatı hem tahliyeyi hedefleyen takip yoludur (İİK m. 269).
  • Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip: İpotek veya rehinle güvence altına alınmış alacaklarda uygulanır.
  • İflas yoluyla takip: Borçlunun tacir olduğu hallerde başvurulabilecek, iflasın istenmesine yönelik takip yoludur.

Süreler, takip türüne göre değişir ve kesinlikle kaçırılmamalıdır:

  • 7 gün — İtiraz süresi (genel haciz yolu, İİK m. 62): Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edilmezse takip kesinleşir.
  • 5 gün — İtiraz süresi (kambiyo senedi takibi, İİK m. 168): Çek, bono veya poliçeye dayanan takiplerde itiraz süresi daha kısadır ve itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır.
  • 7 gün itiraz + 30 gün ödeme süresi (kira alacağı, İİK m. 269): Kiracıya gönderilen ödeme emrinde itiraz için 7, borcu ödeyerek tahliyeden kurtulmak için 30 gün tanınır.
  • 7 gün — Mal beyanında bulunma (İİK m. 74): İtiraz edilmezse, borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde mal varlığını icra dairesine bildirmek zorundadır (kambiyo senedi takibinde bu süre 10 gündür). İtiraz edilip sonradan kaldırılırsa, bu kez kaldırma kararının tebliğinden itibaren 3 gün içinde beyanda bulunulması gerekir; yükümlülüğün yerine getirilmemesi ayrı bir hukuki sonuç doğurur.
  • 3 gün — Gecikmiş itiraz (İİK m. 65): Kendi kusuru olmaksızın süresinde itiraz edemeyen borçlu, engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine başvurabilir.

Süresi içinde itiraz edilmezse ödeme emri kesinleşir ve alacaklı doğrudan haciz talep edebilir hale gelir. Bu nedenle, borcun size ait olmadığını, ödendiğini ya da zamanaşımına uğradığını düşünüyorsanız dahi, bu itirazı süresi içinde ve doğru mercie yapmanız gerekir; aksi halde haklı bir gerekçeniz olsa bile takip kesinleşebilir.

Özetle: tebligatı aldığınız gün süre işlemeye başlar, takip türünü doğru tespit etmek ve süreyi kaçırmamak, sürecin en kritik adımıdır. Emin değilseniz, süre dolmadan bir uzmana danışmanız önemlidir.

Ödeme emri mi aldınız?

Dosyanızı birlikte değerlendirelim; hangi takip türüyle karşı karşıya olduğunuzu ve size kalan süreyi netleştirelim.

Bize Ulaşın
devamı aşağıda
TAHSİLAT•6 DK OKUMA

Çekim Karşılıksız Çıktı, Ne Yapmalıyım?

Elinizdeki çek bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıkması, alacaklı için hem maddi hem de zaman kaybı yaratan bir durumdur. Ancak izlenecek yol nettir ve doğru adımlarla alacağın tahsili büyük ölçüde mümkündür.

Çek karşılıksız çıktığında banka, çek üzerine karşılıksızdır işlemi yaptığına dair bir tutanak (kaşe) düşer. Çek bedeli belirli bir tutarın altındaysa, banka kanunen bu tutar kadarını (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl güncellenen asgari tutar, 2026 itibarıyla 16.350,00 TL) hesapta bulunan miktardan öder; kalan kısım için alacaklının yasal yollara başvurması gerekir.

Bu noktada alacaklının önünde birkaç seçenek vardır. İlk adım genellikle borçluya ihtarname göndererek ödeme için makul bir süre tanımaktır. İhtara rağmen ödeme yapılmazsa, çek kambiyo senedi niteliği taşıdığı için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılabilir. Bu takip türünde borçlunun itiraz süresi 5 gündür ve itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılmalıdır; bu da çek alacaklarının nispeten hızlı tahsil edilebilmesini sağlar.

Ayrıca karşılıksız çek keşide etmek, 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca idari yaptırıma (çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı) tabidir; bu, alacaklının elindeki baskı unsurlarından biridir.

Zamanaşımı süresi çek alacaklarında 3 yıldır ve bu süre çekin ibraz süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar. Sürecin en kritik noktası zamanlamadır: çekin süresinde bankaya ibraz edilmesi, karşılıksız işlem tutanağının tutulması ve icra sürecindeki sürelerin kaçırılmaması, tahsilatın başarısını doğrudan etkiler.

Elinizde karşılıksız çıkan bir çek mi var?

Çekinizi birlikte değerlendirelim; en hızlı ve güvenli tahsilat yolunu birlikte belirleyelim.

Bize Ulaşın
TAHSİLAT•6 DK OKUMA

Senetimi Nasıl Tahsil Ederim?

Elinizde ödenmemiş bir senet varsa, önce senedin geçerliliğini doğrulamak, ardından doğru takip yolunu izlemek tahsilatın hızını ve başarısını belirler.

Bir senedin (bono) kambiyo senedi vasfı taşıyabilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nda sayılan şekil şartlarını eksiksiz taşıması gerekir: "bono" ya da "emre muharrer senet" ibaresi, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, düzenlenme tarihi ve yeri, ödeme yeri ve düzenleyenin imzası. Bu unsurlardan biri eksikse senet kambiyo senedi niteliğini kaybedebilir ve tahsilat süreci genel hükümlere göre, daha uzun bir yol izler.

Senedin geçerliliği doğrulandıktan sonra ilk adım borçluya yazılı bir ödeme çağrısı (ihtarname) yapmaktır. Sonuç alınamazsa, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılabilir. Bu takip türünde borçlunun itiraz süresi 5 gündür ve itiraz icra dairesine değil doğrudan icra mahkemesine yapılmalıdır; ayrıca itiraz tek başına takibi durdurmaz, takibin durması için mahkemenin ayrıca karar vermesi gerekir.

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, senedin zamanaşımına uğramasıdır. Kambiyo senetlerinde zamanaşımı süresi vade tarihinden itibaren 3 yıldır. Bu süre geçtikten sonra senet kambiyo takibine konu edilemez hale gelebilir; bu nedenle elinizde bekleyen, üzerinden uzun süre geçmiş senetler varsa vakit kaybetmeden bir değerlendirmeden geçirmeniz önemlidir.

Elinizde tahsil edemediğiniz bir senet mi var?

Senedinizin geçerliliğini ve size kalan süreyi birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
HUKUK•7 DK OKUMA

Kiracımdan Ödeme Alamıyorum, Ne Yapmalıyım?

Kira bedelini düzenli almayan bir ev sahibi için önünde iki temel hedef vardır: birikmiş kira alacağını tahsil etmek ve gerekirse taşınmazı boşalttırmak. Türk hukuku bu iki hedef için ayrı ama birbirini tamamlayan yollar sunar.

İlk adım her zaman yazılı bir bildirimdir: kiracıya ödeme için makul bir süre tanıyan bir ihtar göndermek, hem temerrüdü resmileştirir hem de sonraki hukuki adımlar için zemin hazırlar.

Ödeme gelmezse iki ana yol izlenebilir:

  • İcra yoluyla tahliye (İİK m. 269): İcra dairesine başvurularak kiracıya "Örnek 13" ödeme emri gönderilir. Kiracının itiraz süresi 7 gün, borcu ödeyip tahliyeden kurtulabileceği süre ise 30 gündür. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa, alacaklı 6 ay içinde icra mahkemesinden tahliye kararı talep edebilir; karar sonrası kiracıya 15 günlük tahliye emri tebliğ edilir.
  • İki haklı ihtar nedeniyle tahliye (TBK m. 352/2): Kiracıya bir kira yılı içinde ödememe nedeniyle iki haklı ihtar gönderilmişse, kiraya veren kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açabilir. Sonradan yapılan ödemeler, daha önce çekilmiş geçerli ihtarları geçersiz kılmaz.

Bu yolların yanı sıra, birikmiş kira alacağı için ayrıca genel haciz yoluyla icra takibi de başlatılabilir; kira sözleşmesine bağlı bir çek veya senet varsa, bu daha hızlı işleyen kambiyo senedi takibinden de yararlanılabilir. Kira alacaklarında zamanaşımı süresi genel olarak 5 yıldır.

Hangi yolun izleneceği; alacağın miktarına, kiracıyla ilişkinin durumuna ve önceliğinizin tahsilat mı yoksa tahliye mi olduğuna göre değişir. Bu nedenle sürece başlamadan önce doğru stratejiyi belirlemek zaman ve maliyet açısından önemli avantaj sağlar.

Kiracınız ödeme yapmıyor mu?

Kira alacağınızı ve tahliye seçeneklerinizi birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
HUKUK•6 DK OKUMA

Site Aidatlarımızı Tahsil Edemiyoruz, Ne Yapmalıyız?

Aidat ödemeyen kat malikleri, apartman ve site yönetimlerinin en sık karşılaştığı sorunlardan biridir. Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticilere bu konuda net ve caydırıcı araçlar tanır.

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesine göre her kat maliki, gider ve avans payını ödemekle yükümlüdür; gecikme halinde her ay için %5 gecikme tazminatı uygulanır. Bu oran emredici bir hükümdür, yani yönetim planıyla dahi düşürülemez; üstelik gecikme tazminatının işlemesi için tam bir ay geçmesi de gerekmez, bir günlük gecikme dahi o ayki tazminatı doğurur.

Ödeme yapılmayan hallerde yönetici (veya kat malikleri kurulunca yetkilendirilen kişi), önce yazılı bir ihtarla borcu hatırlatabilir. Sonuç alınamazsa ilamsız icra takibi (genel haciz yolu) başlatılabilir; borçlu kat malikinin itiraz süresi tebliğden itibaren 7 gündür. İtiraz gelirse, itirazın iptali davası açılarak takibe devam edilebilir.

Aidat alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır; bu nedenle birikmiş, tahsil edilmemiş aidat borçlarının düzenli aralıklarla takip edilmesi, hem hak kaybını önler hem de site bütçesinin sürdürülebilirliğini sağlar.

Aidat alacaklarınız birikti mi?

Yönetiminiz adına toplu tahsilat sürecini birlikte kurgulayalım.

Bize Ulaşın
TAHSİLAT•6 DK OKUMA

Kesilen Faturamız Ödenmiyor, Ne Yapmalıyım?

Mal veya hizmet teslim ettiniz, faturayı kestiniz; ancak ödeme gelmiyor. Bu durumda hem yasal süreleri hem de elinizdeki güçlü argümanları bilmek, tahsilat sürecini hızlandırır.

Öncelikle, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi alacaklının lehine önemli bir kural içerir: fatura alan taraf, faturayı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde içeriğine itiraz etmezse, faturayı kabul etmiş sayılır. Bu nedenle faturaların gönderim tarihini ve teslim kaydını düzenli tutmak, olası bir uyuşmazlıkta önemli bir dayanak oluşturur.

Tahsilatta ilk tercih her zaman idari takip olmalıdır: telefon, e-posta ve yazılı bildirimlerle müşteriyle iletişime geçmek çoğu zaman sorunu dostane şekilde çözer. Sonuç alınamazsa süreç kademeli olarak ihtarname ve ardından ilamsız icra takibine (genel haciz yolu) evrilir; borçlunun itiraz süresi tebliğden itibaren 7 gündür.

Ödenmeyen ticari faturalarda, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, Türk Ticaret Kanunu m. 1530 uyarınca her yıl belirlenen ticari temerrüt faizi talep edilebilir (2026 yılı için bu oran %43 olarak açıklanmıştır); ayrıca alacağın tahsili giderleri için kanunda belirlenen asgari bir giderim tutarı da istenebilir. Fatura alacaklarında genel zamanaşımı süresi 5 yıldır; dava açmak veya icra takibi başlatmak bu süreyi keser ve yeniden başlatır — yalnızca ihtarname göndermek, tek başına zamanaşımını kesmez.

Deneyimli bir tahsilat sürecinin kurgulanması; nereye kadar dostane bir üslup kullanılacağı, ne zaman daha kararlı adımlara geçileceği ve zamanaşımı gibi sürelerin kaçırılmaması açısından belirleyicidir.

Kestiğiniz fatura ödenmiyor mu?

Alacağınızı ve elinizdeki süreleri birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
haciz süreçleri
YASAL SÜREÇ•7 DK OKUMA

Maaşıma Haciz Konuldu, Ne Yapmalıyım?

İşvereninizden maaşınıza haciz geldiğini öğrenmek kaygı verici olabilir. Ancak kanun, çalışanı belirli sınırlarla korur; bu sınırları bilmek hem işvereninizin doğru uyguladığından emin olmanızı hem de geçim kaynağınızı güvence altına almanızı sağlar.

İİK m. 83 — 1/4 kuralı: Maaş, ücret ve bu nitelikteki gelirlerin en fazla dörtte biri haczedilebilir; işveren bu oranın üzerinde kesinti yapamaz, yapılırsa hukuka aykırı olur. Bu oran, aynı anda birden fazla haciz olsa dahi değişmez.

Asgari ücret koruması: Yargıtay içtihatları, kesinti sonrasında çalışanın elinde kalan net tutarın asgari ücret seviyesinin altına düşürülemeyeceğini kabul eder. Yani maaşınız düşükse, dörtte bir oranı dahi bu güvenceyle sınırlanabilir.

Nafaka istisnası: Nafaka alacakları İİK m. 83/2 uyarınca ayrık tutulur; dörtte bir sınırına tabi değildir ve diğer hacizlere göre önceliklidir, gerektiğinde maaşın büyük bölümüne kadar kesinti yapılabilir.

Birden fazla haciz varsa: Hacizler işverendeki sıra defterine göre, geliş tarihi sırasıyla işler; önceki haciz tamamlanmadan bir sonraki için kesintiye başlanmaz. Kesintinin oran veya sıralamaya aykırı yapıldığını düşünüyorsanız, icra dairesine veya icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır.

Maaşınıza haciz mi kondu?

Kesintinin doğru oranda ve doğru sırada uygulanıp uygulanmadığını birlikte kontrol edelim.

Bize Ulaşın
YASAL SÜREÇ•7 DK OKUMA

Evime Haciz Konuldu, Ne Yapmalıyım?

İcra memurunun eve gelip haciz tutanağı düzenlemesi, borçlular için en gergin anlardan biridir. Ancak kanun, hem borçlunun temel yaşam koşullarını hem de belirli bir usulü koruma altına alır.

Haczedilemeyen eşyalar (İİK m. 82): Borçlunun ve ailesinin yaşamı için zorunlu temel ev eşyaları (yatak, mutfak eşyası, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi), mesleğini icra etmek için gerekli alet ve kitaplar, iki aylık yiyecek ve yakacak ihtiyacı kanunen haczedilemez. Buradaki ölçüt lüks değil, zorunluluktur.

Haline münasip ev (meskeniyet) muafiyeti: Borçlunun oturduğu ve ekonomik durumuna uygun tek evi, kural olarak haczedilemez. Ancak evin değeri, borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna göre "münasip" ölçüyü aşıyorsa, ev satılabilir; bu durumda satıştan elde edilen bedelden borçluya, benzer nitelikte başka bir konut edinebileceği bir pay ayrılması gerekir. Bu muafiyet, ancak icra mahkemesine süresi içinde yapılan şikâyet ile ileri sürülebilir.

Taşınmaz haczi ve satış: Ev haczedilebilir nitelikteyse, haciz tapu kaydına şerh edilir. Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren 1 yıl içinde satış (ihale) talep edebilir; bu süre içinde talep gelmezse haciz düşebilir.

Haczin usulüne uygun yapılmadığını, mal beyanınızın dikkate alınmadığını veya haczedilmezlik itirazınızın olduğunu düşünüyorsanız, 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunmanız gerekir; bu süre kaçırıldığında itiraz hakkı da birlikte kaybedilebilir.

Evinize haciz mi kondu?

Haczin usulünü ve elinizdeki muafiyet haklarını birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
YASAL SÜREÇ•6 DK OKUMA

Aracıma Haciz Konuldu, Ne Yapmalıyım?

Aracınıza haciz konulduğunu genellikle trafik tescil sorgusunda ya da doğrudan yolda durdurulduğunuzda öğrenirsiniz. Sürecin nasıl işlediğini bilmek, elinizdeki seçenekleri doğru değerlendirmenizi sağlar.

Araç haczi iki şekilde uygulanabilir. Birincisi, icra memurunun aracın plaka ve niteliklerini tespit ederek trafik tescil kaydına haciz şerhi işletmesidir; bu durumda araç fiilen sizde kalsa da üzerinde satış veya devir yapılamaz. İkincisi, alacaklının talebi veya belge eksikliği halinde aracın fiilen yakalanıp yediemin deposuna çekilmesidir; bu durumda ayrıca yakalama masrafı da doğar.

Haczedilen aracın satışa çıkarılabilmesi için alacaklı veya borçlunun, hacizden itibaren 1 yıl içinde satış talebinde bulunması gerekir. Bu süre içinde talep gelmezse haciz kendiliğinden hükümsüz kalabilir ve haczin kaldırılması istenebilir.

Aracın mesleğinizi icra etmek için zorunlu bir çalışma aracı olduğunu (örneğin ticari taksi, kurye aracı) düşünüyorsanız, haczedilmezlik iddiasıyla icra mahkemesine şikâyette bulunabilirsiniz; ancak bu istisna dar yorumlanır ve her durumda kabul edilmeyebilir. Böyle bir itirazınız varsa vakit kaybetmeden değerlendirilmesi önemlidir.

Aracınıza haciz mi kondu?

Elinizdeki seçenekleri ve süreleri birlikte gözden geçirelim.

Bize Ulaşın
YASAL SÜREÇ•6 DK OKUMA

Banka Hesabıma E-Haciz Konuldu, Ne Yapmalıyım?

Hesabınıza aniden erişemediğinizde karşılaştığınız durum çoğunlukla e-hacizdir: icra dairesinin, UYAP sistemi üzerinden bankalara elektronik olarak gönderdiği haciz talimatıdır.

E-haciz, klasik fiziki haciz işlemlerinin dijital ortamda, banka entegrasyonları üzerinden yürütülmesidir. İcra dairesi, hesabı tespit ettikten sonra bankaya elektronik haciz talimatı gönderir; banka da "üçüncü kişi" sıfatıyla hesaba bloke uygular ya da yalnızca haczedilebilir tutarı aylık olarak keser.

Burada önemli bir ayrım vardır: hesaba gelen paranın niteliği maaş ise, kanunda öngörülen dörtte bir sınırı ve asgari ücret koruması burada da geçerlidir; hesabın tamamının bloke edilmesi, bu korumaları fiilen etkisiz bırakıyorsa hukuka aykırı olabilir. Emekli aylıkları ise 5510 sayılı Kanun uyarınca kural olarak haczedilemez.

Hesabınıza gelen bloke veya kesintinin ölçüsüz olduğunu düşünüyorsanız, ilgili icra dosyasını inceleyip icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurabilirsiniz. Hangi paranın maaş, hangi paranın başka bir gelir olduğunu banka kayıtlarıyla ispatlamak, bu şikâyetin başarısı açısından belirleyicidir.

Hesabınıza e-haciz mi geldi?

Blokenin kapsamını ve itiraz hakkınızı birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
itiraz, teminat ve özel alacak türleri
HUKUK•6 DK OKUMA

İtirazın İptali Davası Nedir, Ne Zaman Açılmalı?

Başlattığınız ilamsız icra takibine borçlu itiraz ettiğinde takip durur. Bu noktada alacaklının elindeki en önemli araçlardan biri itirazın iptali davasıdır.

Borçlunun itirazı üzerine takip durunca, alacaklı iki yoldan birini seçebilir: itirazın kesin olarak kaldırılmasını icra mahkemesinden istemek (belgeye dayalı, hızlı bir yol) ya da genel mahkemede itirazın iptali davası (İİK m. 67) açmak. İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır; bu süre hak düşürücüdür ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Süre kaçırılsa dahi alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır.

Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa, mahkeme borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verir ve takip kaldığı yerden devam eder. Ayrıca borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli bulunursa, alacaklı lehine hükmolunan alacağın en az %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Bu tazminat, borçluyu asılsız itirazdan caydıran önemli bir araçtır.

Tersi durumda, yani alacaklının takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilirse, bu kez alacaklı borçluya aynı oranda kötü niyet tazminatı ödemek zorunda kalabilir. Bu nedenle davayı açmadan önce dosyanın ve delillerin sağlam bir değerlendirmeden geçirilmesi önemlidir.

Takibinize itiraz mı edildi?

İtirazın kaldırılması mı yoksa itirazın iptali davası mı; size en uygun yolu birlikte belirleyelim.

Bize Ulaşın
HUKUK•5 DK OKUMA

Emekli Maaşına Haciz Konulabilir mi?

Emekli aylığı alan pek çok kişi, birikmiş bir borç nedeniyle aylığının haczedilip edilemeyeceğini merak eder. Kanun bu konuda emekliyi genel olarak güçlü bir korumayla çevreler.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca, emekli aylıkları ve toptan ödemeler kural olarak haczedilemez. Bu koruma, çalışanların maaşındaki dörtte bir sınırından daha geniştir; normal şartlarda özel bir alacaklı, emekli aylığına haciz koyduramaz.

Bu korumanın istisnaları sınırlıdır: nafaka alacakları ile kanunda ayrıca sayılan bazı kamu alacakları (örneğin emekliye bağlanan bir avans veya kredi borcunun ilgili kurumca mahsubu gibi özel düzenlemeler) bu korumanın dışında tutulabilir. Nafaka alacağı söz konusu olduğunda, emekli aylığından da kesinti yapılabilmektedir.

Emekli aylığınıza hukuka aykırı şekilde haciz veya bloke konulduğunu düşünüyorsanız, ilgili icra dosyasına ve bankaya aylığın niteliğini (SGK/emekli maaşı olduğunu) gösteren belgelerle başvurmanız ve gerekirse icra mahkemesine şikâyette bulunmanız, bloke ve kesintinin kaldırılmasını sağlayabilir.

Emekli aylığınıza haciz mi kondu?

Durumun hukuka uygun olup olmadığını birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
HUKUK•6 DK OKUMA

Haczedilemeyen Mallar Nelerdir?

İcra hukukunda amaç, alacaklının hakkını almasını sağlarken borçluyu ve ailesini tamamen çaresiz bırakmamaktır. Bu dengeyi kuran temel düzenleme İİK madde 82'dir.

  • Temel ev eşyaları: Borçlu ve ailesinin yaşamı için zorunlu eşyalar (yatak, mutfak gereçleri, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi) — ölçüt lüks değil, zorunluluktur.
  • Meslek ve sanat aletleri: Borçlunun mesleğini icra etmesi için gerekli alet, edevat ve kitaplar (örneğin bir terzinin dikiş makinesi, bir avukatın meslek kitapları).
  • Tarım ve hayvancılık gereçleri: Geçimini tarım veya hayvancılıktan sağlayan borçlu için gerekli tohum, alet ve hayvan yemi.
  • İki aylık yiyecek ve yakacak: Borçlu ve ailesinin iki aylık geçimi için zorunlu erzak ve yakacak.
  • Bedensel zarar tazminatları: Kişiye sıkı sıkıya bağlı olarak ödenen bedensel zarar tazminatları, toplu ya da gelir şeklinde ödensin, haczedilemez.
  • Haline münasip ev: Borçlunun oturduğu ve ekonomik durumuna uygun tek evi, belirli şartlarla korunur.
  • Emekli aylığı: 5510 sayılı Kanun uyarınca kural olarak haczedilemez (nafaka alacakları hariç).
  • Maaşın dörtte üçü: Ücret ve maaşlarda haczedilebilecek kısım en fazla dörtte birdir; kalanı korunur.

Alacaklının, haczedilemeyecek bir malı haczettirdiğini düşünen borçlu, haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunarak haczin kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre kısa olduğundan, haciz tutanağını aldığınız anda hızlı hareket etmeniz önemlidir.

Haczedilen bir malınızın korunması gerektiğini mi düşünüyorsunuz?

Haczedilmezlik itirazınızı süresi içinde birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
HUKUK•6 DK OKUMA

İhtiyati Haciz Nedir, Nasıl Talep Edilir?

Bazen bir icra takibi başlatmayı beklemek, alacaklı için risklidir; borçlu bu süre zarfında mal kaçırabilir. İşte tam bu noktada devreye ihtiyati haciz girer.

İhtiyati haciz, alacaklının henüz kesinleşmemiş bir alacağını güvence altına almak için, dava veya icra takibinden önce ya da sırasında borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasını sağlayan bir koruma tedbiridir (İİK m. 257 vd.). Talep edilebilmesi için alacağın para alacağı niteliğinde, rehinle teminat altına alınmamış ve kural olarak muaccel (vadesi gelmiş) olması gerekir; vadesi gelmemiş alacaklarda ise ancak borçlunun kaçma riski gibi kanunda sayılan istisnai hallerde talep edilebilir.

Mahkeme ihtiyati haciz kararı verirken, alacaklıdan genellikle alacağın belirli bir yüzdesi (uygulamada sıklıkla yaklaşık %15 civarında) oranında teminat göstermesini ister; bu, haksız çıkılması hâlinde borçlunun uğrayacağı zararı karşılamaya yöneliktir. Alacak kesinleşmiş bir ilama dayanıyorsa teminat şartı aranmayabilir.

Kararın alınmasından sonra süre kritik hale gelir: alacaklı, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından itibaren 7 gün içinde ya icra takibi başlatmalı ya da dava açmalıdır. Bu süre kaçırılırsa ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır. Doğru zamanlanmış bir ihtiyati haciz, riskli dosyalarda alacağın fiilen tahsil edilebilirliğini büyük ölçüde artırır.

Riskli bir dosyanız mı var?

İhtiyati haciz talebinizin şartlarını birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın
özel alacak türleri
İŞ HUKUKU•7 DK OKUMA

Kıdem ve İhbar Tazminatımı Alamadım, Ne Yapmalıyım?

İşten ayrılırken ya da çıkarılırken hak ettiğiniz kıdem ve ihbar tazminatının ödenmemesi, sık karşılaşılan ama izlenecek yolu net olan bir sorundur.

2018'den itibaren, işçi-işveren arasındaki bu tür alacaklarda mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Adalet Bakanlığı'na bağlı arabuluculuk bürosuna yapılan ücretsiz başvuru sonrası bir arabulucu atanır; taraflar anlaşırsa düzenlenen tutanak icra edilebilir bir belge niteliği taşır, anlaşılamazsa son tutanakla birlikte İş Mahkemesi'nde dava açılabilir.

Kıdem tazminatında gecikme için fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz, ihbar tazminatında ise temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilir. Her iki tazminat için de zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıldır; bu süre geçtikten sonra açılan davalar süre yönünden reddedilir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanan veya mahkeme kararıyla kesinleşen alacaklar ödenmezse, elinizdeki tutanak veya ilam ile doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir; bu, ilamsız takibe göre daha hızlı ve borçlunun itiraz imkânının daha sınırlı olduğu bir yoldur.

Kıdem veya ihbar tazminatınız ödenmedi mi?

Arabuluculuk ve dava sürecini birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın
HUKUK•6 DK OKUMA

Nafaka Alacağımı Tahsil Edemiyorum, Ne Yapmalıyım?

Nafaka, kanunun özel önem verdiği bir alacak türüdür; bu nedenle nafaka alacaklısına, diğer alacaklılara göre daha güçlü araçlar tanınmıştır.

Kesinleşmiş nafaka kararına dayanarak icra dairesine başvurulur; karar aslı veya onaylı örneği, kesinleşme şerhi ve birikmiş alacak dökümüyle birlikte takip başlatılır, borçluya 7 günlük ödeme süresi içeren ödeme emri tebliğ edilir.

Nafaka alacağının en güçlü yönü, maaş ve gelirlerde uygulanan dörtte bir sınırından muaf tutulmasıdır: gerekirse maaşın veya gelirin tamamına kadar haciz uygulanabilir ve nafaka, diğer hacizlere göre önceliklidir.

Kanun ayrıca, ödeme gücü olduğu hâlde nafakasını ödemeyen borçlu için özel bir baskı aracı tanır: tazyik hapsi (İİK m. 344). Ödenmeyen her ay için 3 aya kadar hapis cezası uygulanabilir; ancak bu şikâyetin, ödenmeyen ayı takip eden 3 ay içinde yapılması ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunun ortaya konması gerekir. Borç ödendiğinde borçlu derhal tahliye edilir; bu nedenle tazyik hapsi bir ceza değil, ödemeyi teşvik eden bir baskı mekanizması olarak işler.

Nafaka alacağınızı tahsil edemiyor musunuz?

Dosyanızı birlikte değerlendirelim; elinizdeki en etkili baskı aracını netleştirelim.

Bize Ulaşın
YASAL SÜREÇ•5 DK OKUMA

Borcumu Tek Seferde Ödeyemiyorum, Taksitle Anlaşma Mümkün mü?

İcra takibiyle karşı karşıya kalıp borcun tamamını bir anda ödeyemeyen borçlular için kanun, belirli şartlarla taksitlendirme imkânı tanır.

İİK madde 111 uyarınca taksitle ödeme teklifinin geçerliliği, haczin gerçekleşip gerçekleşmediğine göre değişir. Haciz uygulanmadan önce yapılan bir taksit teklifi için alacaklının onayı zorunludur. Haciz uygulandıktan sonra ise, borçlu kanunda aranan şartları taşıyorsa alacaklının onayı olmadan da taksitlendirme yapılabilir: her taksit toplam borcun en az dörtte biri kadar olmalı, ilk taksit peşin ödenmeli ve kalan taksitler en fazla 3 ay içinde tamamlanmalıdır; ayrıca borca yetecek malın haczedilmiş olması gerekir.

Bu taahhüde uyulmazsa sonuçları ağırdır: icra takibi kaldığı yerden devam eder, yalnızca geciken taksit değil borcun tamamı için işlem yapılır, haczedilen mallar satışa çıkarılabilir ve İİK m. 340 uyarınca taahhüdü ihlal suçu oluşabilir.

Bu nedenle taksit teklifinde bulunmadan önce, gerçekçi bir ödeme planı çıkarmak ve şartları eksiksiz karşılayabileceğinizden emin olmak, hem borcunuzu hem de itibarınızı korumanın en güvenli yoludur.

Borcunuzu taksitlendirmek mi istiyorsunuz?

Size uygun ve güvenli bir ödeme planını birlikte kurgulayalım.

Bize Ulaşın
HUKUK•6 DK OKUMA

Alacağımı Zamanaşımından Nasıl Korurum?

Elinizdeki bir alacak ne kadar haklı olursa olsun, zamanaşımına uğradıktan sonra borçlu bu durumu ileri sürerse alacak fiilen tahsil edilemez hale gelebilir. Bu nedenle süreleri kesen işlemleri bilmek büyük önem taşır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesi, zamanaşımını kesen halleri sınırlı sayıda belirler: borçlunun borcu kabul etmesi (kısmi ödeme yapması, faiz ödemesi, rehin veya kefil göstermesi gibi davranışlarla), alacaklının dava açması, icra takibi başlatması veya alacağını iflas masasına bildirmesi. Bu işlemlerden biri gerçekleştiğinde süre sıfırdan yeniden işlemeye başlar.

Burada sık yapılan bir yanılgıya dikkat çekmek gerekir: tek başına gönderilen bir ihtarname, zamanaşımını kesmez. İhtarname borçluyu temerrüde düşürür ve faiz işletilmesini sağlar, ancak zamanaşımı süresini durdurmaz veya sıfırlamaz — bunun için dava açmak ya da icra takibi başlatmak gerekir. Borçlu ihtarnameye yazılı olarak cevap verip borcu kabul ederse, bu kabul ayrıca kesme etkisi doğurabilir.

Alacak türüne göre süreler değişir: örneğin çek ve senet gibi kambiyo senetlerinde 3 yıl, adi alacaklarda genellikle 5 veya 10 yıl gibi farklı süreler uygulanabilir. Elinizde uzun süredir bekleyen bir alacak varsa, zamanaşımının dolup dolmadığını ve süreyi kesecek doğru işlemi vakit kaybetmeden değerlendirmeniz önemlidir.

Elinizde uzun süredir bekleyen bir alacak mı var?

Zamanaşımı durumunu ve size kalan süreyi birlikte kontrol edelim.

Bize Ulaşın
genel bakış
YASAL SÜREÇ•7 DK OKUMA

İcra Takibinde Haciz Süreci Adım Adım Nasıl İşler?

Ödeme emri kesinleştikten sonra sürecin bir sonraki durağı hacizdir. Bu aşamanın nasıl işlediğini bilmek, hem alacaklı hem de borçlu için sürprizleri azaltır.

  • 1. Ödeme emrinin kesinleşmesi: Borçlu süresi içinde itiraz etmez ya da itirazı kaldırılırsa, ödeme emri kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir hale gelir.
  • 2. Haciz talebi ve uygulanması: Alacaklının talebiyle icra memuru, borçlunun taşınır, taşınmaz veya banka hesabındaki varlıklarını tespit ederek haciz uygular; bu, fiziki bir tutanakla ya da elektronik ortamda (e-haciz) yapılabilir.
  • 3. Muhafaza: Bazı taşınır mallar (örneğin araç), haczin ardından yediemin deposuna alınabilir.
  • 4. Satış talebi: Haczedilen malın satılabilmesi için alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren 1 yıl içinde satış (ihale) talep etmelidir; aksi hâlde haciz düşebilir.
  • 5. Açık artırma ve paylaştırma: Mal açık artırmayla satılır, elde edilen bedelden öncelik sırasına göre alacaklı veya alacaklılara ödeme yapılır.

Bu süreç boyunca borçlunun da hakları vardır: haczedilemeyen malların (İİK m. 82) haczedilmesi hâlinde 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilebilir; ayrıca haline münasip ev gibi özel muafiyetler süresi içinde ileri sürülmelidir. Alacaklı açısından ise sürecin her aşamasında süreleri takip etmek — özellikle satış talebindeki 1 yıllık süre — dosyanın canlı kalması için kritiktir.

Doğru yönetilen bir haciz süreci, alacaklı için fiili tahsilatı büyük ölçüde hızlandırırken, borçlu için de yasal haklarının korunmasını sağlar.

Sürecin neresinde olduğunuzu mu merak ediyorsunuz?

Dosyanızı birlikte değerlendirelim; bir sonraki adımı netleştirelim.

Bize Ulaşın
HUKUK•6 DK OKUMA

Borçlum Hakkında Konkordato/İflas Süreci Başladı, Alacağımı Nasıl Korurum?

Borçlunuzun konkordato ilan ettiğini ya da hakkında iflas süreci başladığını öğrenmek, alacaklıyı tedirgin eder. Ancak bu süreçlerde de alacaklının kullanabileceği somut haklar vardır.

Borçlu konkordato talebinde bulunduğunda mahkeme önce geçici mühlet, ardından şartları oluşursa kesin mühlet kararı verir. Mühlet süresince, borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz ve mevcut takipler durur (bazı istisnai alacaklar hariç); bu, borçluya toparlanma süresi tanımak için öngörülmüş bir korumadır.

Bu süreçte alacaklının yapması gereken en önemli işlem, alacağını süresi içinde konkordato komiserine bildirerek alacaklılar listesine kaydettirmektir; kayıt yaptırmayan alacaklı, sunulan konkordato projesi oylamasına ve sonrasındaki haklarına dahil olamayabilir. Alacaklı ayrıca, sunulan projeye alacaklılar toplantısında itiraz etme ve projeyi kabul edip etmeme konusunda oy kullanma hakkına sahiptir.

İflas süreci başlamışsa, alacaklının alacağını iflas masasına süresi içinde bildirmesi, sıra cetveline girmesi açısından zorunludur; sıra cetvelindeki önceliğe göre (rehinli/imtiyazlı alacaklardan başlanarak) masa mallarından ödeme yapılır. Her iki süreçte de bildirim ve itiraz sürelerinin kısa ve hak düşürücü olması nedeniyle, borçlunuz hakkında böyle bir sürecin başladığını öğrendiğiniz anda alacağınızı değerlendirmeye almanız önemlidir.

Borçlunuz hakkında konkordato ya da iflas mı başladı?

Alacağınızı korumak için atmanız gereken adımları birlikte belirleyelim.

Bize Ulaşın